Bu Blogda Ara
Yalçın Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalçın Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2013 Cuma
Dokunma Dersleri, Yalçın Tosun
"... sonra işte, sen geldin. yıldızların altında uyuduk."
"tüm beyazlığı içinde güzel olduğunun farkında olmadığı için, kimsenin onu güzel bulmayacağını düşündüğü için bu kadar güzeldi."
"konuşsam bir şeyleri kıracaktım sanki. hissediyordum ki o an konuşmak onun en son istediği şeydi ve bunu bozmak, daldığı düşüncelerden tutup çıkarmak istemiyordum."
"ama her şeyin bir kitaba dokunmakla başladığı bilgisine sahipti sanki. o yüzden temkinliydi. masumiyetini yitirdiği tek yerdi belki de itaplar, o yüzdendi böyle bir çıtırtı duymuş geyik tedirginliğinde durup bakması."
"mutlu olmam için bir çok sebebim vardı. ama mutlu değildim işte. gerisi de beyhudeydi.
...
mutlu değildim hala evet, ama sıkıntım martılara karışmış uçup gitmişti."
"bir insanı ağlarken görmek onu sevmeyi ummadığınız kadar hızlandırıyor."
"anısındaki çocuklar olup ona sarılmak istiyorum."
"var olduğumuz için özür dileriz."
"gülmek birdenbire olur, ağlamak gibi hesaplanamaz, cart diye güler insan."
"aslında o da iyi niyetli. herkes iyi niyetli zaten."
"zavallılığın, diye geçiriyorum içimden, ne çok giysisi var."
19 Ağustos 2013 Pazartesi
Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler - Yalçın Tosun
"'her aşk kendi kuralını yaratı' diye bir yerlerde okuduğumda yıllar sonra, garip bir şekilde o rüzgarlı temiz kokuyu hatırlayacağım ardında bıraktığı."
"ilk kez kızdım Emir'e. bütün yarım kalan, yaşanmasına izin verilmeyen iyi kötü ne varsa her şey için kızdım. aşkımın şiddetini görmemesine kızdım. gördüyse bile bir tepki vermemesine kızdım. aslında bunca şeyden sonra bir sebep aramakda gerekmezdi hani, sadece kızdım işte."
"Çocukken nasıldı? nasıldık biz? çocuk da mı olduk bir zamanlar?"
"hani hep düşünen ama kimsenin ne düşündüğünü bilmediği insanlar vardır ya. belki pek de düşünmüyor aslında, öyleymiş gibi yapıyor."
"sanki bir şeyler düşünmeliymişim gibi hissettim... sonra geçti."
"uyuyormuş gibi, anlarsınız. yoksa anlamaz mısınız? hiç yapmadığınızı söylemeyin lütfen. hayatın ağırlığını başka bir yerinden tartmak için yapılan şeylerden biridir bu."
"korkma, her şey tarih oluyor."
"Tanrım ne güzel şeydir susmak karşılıklı."
"o bir an önceydi ve çocuklukta anların önemi çok büyüktür."
"kimseye, kendine bile tüm hayatını anlatmamalı insan. çünkü bu kötülüğü kimse hak etmiyor."
"ve yeniden inanıyorum ki, bazen hiçbir şey güzel geçmiş bir çocukluk kadar acı vermiyor."
12 Mayıs 2013 Pazar
Peruk Gibi Hüzünlü, Yalçın Tosun
Peruk Gibi Hüzünlü, Yalçın Tosun'un 4 bölümden oluşan ve aynı adlı şiirnin dörde bölünüp her dört bölümün başında dizelerini okuyabileceğimiz 16 hüzünlü öyküden oluşan kitabıdır. Peruk Gibi Hüzünlü adlı şiir Mabel Matiz tarafından bestelenmiştir.
Bu kitabı, şarkıdan sonra öğrendiğim için uzun zamandır okumak istiyordum. Dün sahafta gezenirken tesadüfen denk gelince hemen aldım. Ve aldığım kitap, Yalçın Tosun'dan imzalı hem de Ezgi Başaran isimli birine. Neden bilmiyorum ama Ezgi Başaran'ın gazateci olan olduğunu düşündüm ve kendisine imzalı verilmiş kitabı sahaflara sattığına falan da inandım. Belki de, isim benzerliğidir deyip, kitabı okumaya başladım, şarkısını da dinleyerek.
Bir de kitaba dair ilgimi çeken şu oldu, bir kısımda Pavese'in bir kitabından bahsediyor. Tezer Özlü'nün kitaplarında da sık sık karşılaştığım için oldukça merak etemeye başladım. En kısa zamanda Pavese'in de kitaplarını okumaya başlayacağım, unutmazsam eğer.
Altını çizdiğim cümlelerden :
- hem hangi çocuk ablasıyla evlenem ihtimali olan bir adamı sevebilir ki?
- neden ben onlar gibi değilim sanki? neden değişmiyordum hiç? bir kez bile her şeyi hafife alarak oluruna bırakmıyor, bir kez bile boş vermiyordum?
- bu mümkündü. mümkünlerin içinde sadece bir mümkündü.
- hiçbir şey olmadı. aslında çok şey oldu. hiçbir şey olmamasından daha çok ne olabilir.
- çocukken duyulan mutluluğun kesinlikle köftelerle bir ilgisi var.
- her şeyi sevemez ki insan, yaralanarak hiç sevemez.
- kadın duymazdan gelinmenin acısını biliyordu o yüzden duymazdan geldi.
- hüzün okşanamayan şeylerden de değildir.
- insan kalbidir gün gelir soğur. onunki de soğudu acısı dayanılır oldu.
- anladı da anlamak yetmiyordu, çare bulmak gerekti.
- dua etmeseydi kendini çok yalnız hissedecekti o yüzden dua etti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



